Yeni başlayanlar için kişisel tavsiyeler içerir.

Bu yazıda biraz kendi düşüncelerimden yola çıkarak yeni başlayan veya kendini mesleki anlamda geliştirmek isteyen kişilere bazı kişisel önerilerimi paylaşacağım.

Yeni başladım nasıl ilerlemeliyim? diyen kişilere teknoloji, framework, İngilizce öğren gibi şeyler önermeden önce bazı temel konular hakkında fikir aşılamak gerektiğini düşünüyorum.

Üzerinde durduğum konuları yazı ile ele almak ve ifade etmek benim için hep önemli olmuştur. Çoğu zaman önemli detaylar yazılı belgelerde saklıdır. Eğer okumayı ve araştırmayı sevmiyorsanız ve sadece video içeriklerden besleniyorsanız bu püf noktaları kaçırma şansınız çok yüksek.

Ancak bu düşünce video içeriklerin faydasız veya gereksiz olduğunu düşündürmemeli. Sadece çoğu kişiyi döküman okumak ve kaynağa inmek konusunda tembelliğe yönelttiğini düşünüyorum video içeriklerin. Aslında burada genel problem video içerikler değil bu içerik ile her şeyi öğrendiğini sanan kişiler problemi oluşturuyor. İki yöntemi beraber harmanlayarak bir öğrenme süreci inşaa etmek çok daha sağlıklı bir tercih olmalı.

Ben kaynağa inmeyi seven, ufak kırıntıları takip ederek tavşan deliğinin gittiği yeri keşfetmeye çalışan meraklı biriyim. Derine indikçe elde ettiği bilgi ile doygunluğa ulaşan ve bunu paylaşmayı tercih eden biriyim.

Hayatta bazen çok sayıda kırılma noktaları vardır. Çoğu zaman insanlar bu kırılma noktalarını olumsuzlukla bağdaştırarak içinde bulundukları duruma karşı öfke ve nefret hissederler.

Ben hayatım boyunca çok sayıda kırılma noktasına maruz kaldım. Zaman zaman çaresiz hissettiğim ve çıkış noktası bulmakta zorlandığım anlar yaşadım. İşte bu anlarda bardağın dolu tarafını görebilirseniz içinde bulunduğunuz kara delikten kurtulmak için ne yapmanız gerektiğini görmeye başlıyorsunuz.

Burada hayata pozitif bakmak gibi klişe sözlere başvurmak istemiyorum. Bazen en yukarı çıkabilmek için en aşağıya inmek gerekebilir. Kaos ve olumsuzluktan maksimum faydayı çıkarmaya çalışmak ve bu yaşanan durumların hayatta en önemli kazanım olan tecrübeyi beraberinde getirdiğini unutmamak gerekiyor. Bakış açınızı değiştirdiğinizde etrafınızda akıp giden zamanın kıymetini anlamaya başlayacaksınız.

Çoğu kişi nereden başlamalıyım ve kendimi nasıl geliştirmeliyim gibi sorular soruyor bana sıklıkla. İçtenlikle sıkılmadan cevap vermeye çalışıyorum. Ancak şunu unutmayalım bazen her yöntem her insan üzerinde aynı pozitif etkiyi yaratmayabilir. Kısacası kendinizi daha ileriye taşımak için kendinize özgü yöntemleri yine kendiniz keşfetmelisiniz.

Çoğumuzun başaramadığı bir özellik. Bilginin insana her zaman olgunluk kazandırdığını düşünmek bence bir yanılgı. Bilgi aynı zamanda insana kibir ve kendini üstün görme gibi özellikler kazandırmaktadır. Mütevazi olmak ve sahip olduğu bilginin doğruluğunun her zaman yanlış çıkma ihtimalini düşünen kişiler olmak bence yaptığımız meslekte daha ileriye gidebilmek için önemli bir fırsat. Kibirli ve kendini beğenmiş insanlar toplum içerisinde hoş görülmezler.

Yine mütevazi olmak ile eşdeğer bir kavram. Eleştirinin düşmanca bir tavır olduğunu düşünerek karşı saldırıya geçmek yerine yapılan eleştiriye teşekkür etmeyi bilmek gerekiyor. Eleştiri ve ortaya konulan karşı argümanlar her daim sunduğunuz şeyi daha iyiye götürmek için bir fırsattır. İnsan doğası gereği kıskanç bir varlıktır. Aynı mesleğe sahip kişiler çoğu zaman birbirini kıskanır ve birbirlerinin başarılarını takdir etmek yerine eleştirir veya sessiz kalmayı tercih eder. Bu gibi durumlarda dahi eleştirileri olgunlukta karşılamak ve kendinize yakışan bir üslup ile bu eleştirilere cevap vermeniz gerekiyor.

İnsanın kendi kendine öğrenebileceği şeylerin sayısı bir hayli fazla. Bunun için öğrenmeyi öğrenmek gerekiyor. Nasıl araştırma yapılacağını, interneti nasıl daha verimli kullanabileceğinizi ve okuduğunuz, izlediğiniz şeylerden nasıl anlam çıkaracağınızı bilmeniz gerekiyor. Yeni bir teknolojiyi, programlama dilini öğrenmeye başlamadan önce öğrenmeyi öğrenmeniz gerekiyor. Ancak bunu size kimse öğretmeyecek. Yine en doğru ve en işe yarar yöntemi kendiniz keşfedeceksiniz. Bu süreçte başkalarının paylaştığı öğrenme süreçlerini inceleyebilirsiniz.

Unutmayın öğrenmek hayat boyu sürmesi gereken bir eylem. Bunu verimli ve kaliteli bir hale getirmek sizin elinizde.

Bilgi paylaştıkça çoğalır diye çok eski bir söz var. Evet çok doğru bir söz. Hepimiz bir yerlere gelirken birilerinin paylaştıkları sayesinde öğrenerek, gelişerek geliyoruz. Sizin gibi bilginin peşinden koşan milyarlarca insan var ve var olmaya devam edecek. Geriye dönüp baktığınızda bir gün insanlığa nasıl fayda sağladığınızı düşünmeye başlayacaksınız. Üzerinde yaşadığınız ülkeye nasıl bir katkıda bulunduğunuzu düşüneceksiniz.

Paylaşmaktan korkmayın lütfen. Birileri yazınızı okuyup gülebilir, çektiğiniz videoları izleyip dalga geçebilir. Boşverin.. Birilerinin sığ düşüncelerini umursamayı bırakın. Paylaşmaktan, denemekten keyif alın, olaylara dahil olun ve en önemlisi ise söz sahibi olun.

Çoğu zaman etkinliklerin soru cevap kısmında ya soru sorulmuyor ya da 1–2 soru soruluyor. Soru sormaktan çekiniyoruz, elimizi kaldırıp söze başlamaya korkuyoruz. Dahil olmaktan, katkı sağlamaktan utanıyoruz. Benim en çok rahatsız olduğum konuların başında geliyor bu konu. Soru sormaktan, sorgulamaktan ve eleştirmekten korkmayın.

Rol-model edindiğiniz kişilerin ulaşılamaz insanlar olduğunu ve sizden daha üstün oldukları düşüncesini silmeniz gerekiyor kafanızdan. Unutmayın insanlar ulaşılamaz değiller ve olmak istemiyorlar ancak onları ulaşılamaz yapan yine biz ve bizim düşüncelerimiz.

Bu başkaları ile sürdürdüğümüz bir yarış değil maalesef. Sadece ve sadece kendimiz ile mücadele ediyoruz. Her sabah aynada baktığınız kişi ile yarışıyorsunuz siz. Başka insanları kendinize rakip olarak görmeyi bırakıp onlardan ne öğrenebilirsiniz, ne kazanabilirsiniz buna odaklanmalısınız. Etrafınızda rakip olarak görebileceğiniz sizinle eşdeğer veya daha iyi yetenekte insanların bulunmasından mutlu olmalısınız. Şayet bu kişiler sizi daha ileriye götürür. Ulaşmak istediğiniz hedefler için bu kişilerden faydalanmayı öğrenmeniz gerekiyor.

Önemsiz gibi görünen ama oldukça önemli bir konu düzgün soru sormayı bilmek. Çoğu zaman rol-model edindiğiniz kişilere attığınız maillere geri dönülmemesinin sebebi mailin içeriği ve başlığı olabiliyor.

Bu konuda çok fazla kaynak var internette ufak bir araştırma ile doğru soru sormanın temellerini öğrenebilirsiniz. Nazik bir üslup, rica ve teşekkür içeren, kısa öz ve mantıklı sorulara çoğu zaman yanıt alabilirsiniz. Ancak yanıt beklerken asla aceleci olmayın..

Zaman sınırlı bir ömre sahip biz insanlar için yemek, su kadar önemli bir şey. Bunun bilinci ile hareket ederek zamanı daha verimli hale getirmek için adımlar atmalısınız. Kendi zamanınızı ve başkalarının zamanını boşa harcamaktan kaçınmalısınız.

Okuduklarınızı mesleki odaklı hale getirmeyin. Farklı konularda farklı görüşleri barındıran kitapları sık sık okuyun. Tek yöne bakmaktansa birden fazla yöne bakın.

En güzel öğrenme şekli hata yaparak öğrenmek bana göre. En güzel tecrübeler yapılan hatalardan sonra edinilir. Denemekten ve yeni şeylerle uğraşırken elinize yüzünüze bulaştırmaktan korkmayın. Yapılan hatalardan çıkarılacak faydaya odaklanarak ilerlemeye devam edin.

Yeni bir şeyler öğrenirken teorik eğitimin mutlaka pratik eğitim ile kesişmesi gerekmektedir. Aksi durumda kalıcılık sağlanamaz. Yeni bir teknolojiyi öğrenirken genel teorik bilgiyi edindikten sonra ufak bir projeye başlayarak ilerleyebilirsiniz. Nasıl yapacağınızı bilmeniz önemli değil. Neyi nasıl yapacağınızı araştırıp pratiğe dökerken çoğu bilgiyi öğrenmiş olacaksınız.

Cevabını bildiğiniz sorulara yanıt vermek için başkalarını beklemeyin. Hatta bazı durumlarda emin olmadığınız sorulara yanıt vermek için ufak bir araştırma yapın doğru sonuca ulaştığınızda bunu paylaşın. Bir soru sayesinde yeni bir bilgiye ulaşabilirsiniz. Her zaman yardım bekleyen kişi olmayın.

Sizin gibi insanlara fayda sağlamaya çalışan topluluklara gönüllü olarak destek olmaya çalışın.

Kendinizi geliştirme sürecinde monitörün arkasında saklanmayın. Sizin gibi yüzlerce hatta binlerce geliştirici var. Özellikle eğer İstanbul’da yaşıyorsanız devamlı bir yerlerde ücretsiz etkinlik yapılıyor. Buralara gidin, yeni insanlarla tanışın, onların ne ile uğraştığını öğrenin ve ne ile uğraştığınızı anlatın, tavsiye ve öneri isteyin. Kısacası çevrenizi oluşturun.

İstanbul’da yaşamıyorsanız lokal topluluklar var mı araştırın. Yoksa kıvılcımı siz yakın. Sizin gibi çoğu kişi lokal toplulukların var olmamasından şikayet ediyor ancak hiç biri adım atmıyor muhtemelen. Her hafta veya her ay bir kafede oturup çay-kahve eşliğinde muhabbet etseniz bile ufak-büyük kazanımlar elde edebilirsiniz.

Sayılan konular uzayıp gidebilir ancak sadece üzerinde durmak istediğim bazı hususları vurgulamak istedim. Kendi kendine meslek edinmiş biri olarak kişisel tavsiyelerimi paylaştım.

Sormak istedikleriniz için şurayı kullanabilirsiniz veya oguzz.kilic@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.

Bilgiye ve başarıya ulaşmayı arzuladığınız bu serüvende keyifli yolculuklar diliyorum.

Sevgiler.

https://superpeer.com/oguz

Engineer @eBay, Frontend, JavaScript, Web

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store